Mekanlar

Mekanlar

Bu yolculuğa sahne olan mekânları keşfedin.

Mekanlar İçerik Akışı

Arap Yarımadası görünümü
Arap Yarımadası

Mekke ve Medine'nin bulunduğu bölge, Arap Yarımadası'nın batısında yer alır ve genellikle kurak, kayalık ve çöl iklimiyle tanınır. Gündüzleri yakıcı sıcak, geceleri ise belirgin bir soğuk hâkimdir. Toprak çoğunlukla çatlak, taşlı ve kumludur; zaman zaman kum fırtınaları görülür. Mekke, dağlarla çevrili kuru ve kayalık bir vadide yer alırken; Medine, hurmalıkları ve su kaynaklarıyla daha yaşanabilir bir ortama sahiptir. Mekke ile Medine çevresinde Taif, Huneyn, Nahle, Kuba ve Safra gibi küçük yerleşimler bulunur; bu bölgelerde eşkıyalık ve kervan baskınları sıkça yaşanırdı. Yolculuklar genellikle ikindi serinliğinde veya sabahın erken saatlerinde yapılır, gündüz sıcağında konaklanırdı. Bu sert coğrafya, bölge halkına sabır, dayanıklılık ve kabile dayanışması gibi güçlü özellikler kazandırmıştır.

Mekke görünümü
Mekke

(Câhiliye Dönemi)

Arabistan'ın batısında, dağlarla çevrili kuru ve kayalık bir vadide yer alan Mekke, sıcak ve yağışı az bir iklime sahipti. Kâbe sayesinde hem ticaretin hem de dinî hayatın merkeziydi. Hz. İbrahim (A.S.) ve Hz. İsmail (A.S.)'den miras kalan tevhid inancı neredeyse herkesçe unutulmuş, Kâbe putlarla doldurularak putperestliğin merkezi hâline gelmişti. Şehri kureyş kabilesi yönetiyor ve bu kabilenin kollarınca ticaret veya Kabe hizmetleriyle ilgili görevler üstleniliyordu. Şehirle ilgili önemli kararlar, Daru'n-Nedve'de toplanan kabile reisleri tarafından alınırdı.

Toplumda güç ve itibar; soy, servet ve kabile mensubiyetiyle ölçülür, güçlülerin sözü geçerdi.

Mekke, ticaret kervanları, panayırları ve şiir meclisleriyle Arap yarımadasının en canlı ve saygın şehirlerinden biriydi.

Hira Dağı ve Hira Mağarası görünümü
Hira Dağı ve Hira Mağarası

Mekke'nin kuzeydoğusunda yer alan Hira Dağı, bugün Cebelü'n-Nûr (Nur Dağı) olarak bilinir. Yaklaşık 640 metre yüksekliğindedir ve şehirden açıkça görülür. Dağın tepesindeki Hira Mağarası, Peygamber Efendimiz (S.A.V)'in vahiyden önce inzivaya çekilip tefekküre daldığı yerdir. İlk vahiy burada indirilmiş, böylece İslâm tarihinde vahyin başlangıç noktası olarak büyük bir önem kazanmıştır.

Safa Tepesi görünümü
Safa Tepesi

Mekke'nin merkezinde, Mescid-i Harâm'ın doğu tarafında yer alan Safa Tepesi, İslam tarihinde son derece önemli bir mekândır. Hz. Muhammed (S.A.V.), peygamberliğinin ilk döneminde, akrabalarını ve Mekke halkını ilk kez açıkça İslâm'a davet etmek için Safa Tepesi'ne çıkmış ve halka seslenmiştir. Bu olay, tebliğ tarihinin başlangıç noktalarından biri kabul edilir.

Dar'ül Erkam görünümü
Dar'ül Erkam

İslamiyet'in ilk dönemlerinde Dårül Erkam, Mekke'de Müslümanların gizlice toplandığı ilk eğitim ve davet merkeziydi. Hz. Muhammed (S.A.V.) burada İslam'ı öğretir, Kur'an ayetlerini okur ve sahabeleri eğitirdi. Aynı zamanda Müslümanların dayanışma ve ibadet yeri olarak kullanıldı.

Dar'un Nedve görünümü
Dar'un Nedve

İslamiyet öncesi Mekke'de Dârün Nedve, Kureyş ileri gelenlerinin toplandığı bir meclisti. Burada devlet işleri, ticaret, savaş kararları ve toplumsal meseleler görüşülürdü. Aynı zamanda nikâh, antlaşma ve önemli törenler de burada yapılırdı. Mekke'nin siyasi ve idari merkezi sayılırdı.

Medine görünümü
Medine

(Câhiliye Dönemi)

Hicaz bölgesinde, verimli toprakları ve hurmalıklarıyla Mekke'ye göre daha yeşil ve sulak bir şehir olan Medine, o dönemde Yesrib adıyla anılıyordu. Halkı Evs ve Hazreç olmak üzere iki Arap; Beni Kaynukâ, Beni Nadir ve Beni Kurayza olmak üzere üç Yahudi kabilesinden oluşuyordu. Bu kabileler arasında sık sık çekişmeler ve kan davaları yaşanır, şehirde güçlü ve tek bir yönetim bulunmazdı. Bu dağınık yapı, Mekke'deki gibi birleşik bir otoritenin oluşmasını engelliyor, dolayısıyla yeni bir daveti bastırmak daha zor hale geliyordu. Burada geçim, Mekke gibi Ticaret ağırlıklı değil, tarım, hayvancılık demircilik gibi bir çok üretim yapılıyordu ve geçim kaynakları daha çeşitliydi. Yahudiler ve Hristiyanlar sahip oldukları bilgilere dayanarak bir peygamberin geleceğine dair inançlarını sık sık dile getiriyordu. Bu ortam, İslâm'ın Medine'de kısa sürede güçlenmesine önemli bir zemin hazırladı.

Mescid-i Nebevî görünümü
Mescid-i Nebevî

Müslümanların Medine'ye hicret etmesinden hemen sonra Allah Rasûlü tarafından inşa edilen en önemli yapıdır. Hem müslümanların ibadet ettiği hem de toplumsal, siyasi ve eğitim faaliyetlerinin yürütüldüğü bir merkez olmuştur. Mescidin inşasında Hz. Muhammed (S.A.V.) bizzat çalışmıştır. Burada cemaatle namaz kılınır, Kur'an öğretilir, misafirler ağırlanır ve savaş, barış, kabileler ve şahıslar arasası mahkemeler gibi önemli konuların görüşüldüğü bir yönetim merkezidir.

Usfân'da Bir Köy görünümü
Usfân'da Bir Köy

Usfân bölgesinde yer alan küçük köyler, o dönemde sık sık güvenlik sorunlarıyla karşılaşıyordu. Bölgeden geçen Kureyş kervanları dahi silahlı muhafızlar eşliğinde yol alırdı. Filmin açılış sahnesinde dinleyici karakterlerin çıktığı bu köy, dönemin şartlarını ve yaşanan zorluklanı yansıtmak amacıyla tasarlanmıştır.

Devamı çok yakında Sinemalarda!